Haftalardır bu köşeden haklı isyanlarımı dile getiriyorum. Tribünlerdeki yakışıksız küfürlerden, antrenörlük kurs ücretlerinin fahişliğinden, çocuklarımızı eve hapseden tabletlerden dert yandım. Sitem ettik, çünkü önemsiyoruz. Kızdık, çünkü daha iyisini hak ediyoruz. Ama bugün yazacaklarım “sitem” değil, “umut” üzerine olsun istedim. Bugün, karanlık tabloları bir kenara bırakıp, o karanlığı delen en güçlü...