logo

SİLİVRİ SOĞUKTUR…


twitter
Halil İbrahim Türkoğlu
turkogluhalil16@gmail.com

Gerçek Ereğli Gazetesi olarak her daim dile getirdiğimiz ve dile getirmekle kalmadığımız uygulamada da ortaya koyduğumuz gibi ”Gençlerin Sesi’ olmaya devam ediyoruz.

Genç yazarlarımız Umut Karadaş, Eren Aydoğan, Sadiye Demirci’nin ardından yazar kadromuzu genişletmeye ve gençlere de söz hakkı veriyoruz. Ülkenin geleceği olan gençlerimiz fikir ve görüşlerini hür bir şekilde ifade etme imkanını gazetemizde buluyor.

Bugün ise yazar kadromuza bir genç kalem daha katılıyor. Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi Halil İbrahim Türkoğlu yerel ve ulusal gündemi hukuki açıdan gözlemleyecek. Basın Hukukunu ön planda tutarak gündemi yazıları ile değerlendirecek olan Halil İbrahim Türkoğlu aynı zamanda diğer genç yazarlarımız gibi Kdz Ereğlili bir hemşerimiz olması da bizleri ziyadesi ile mutlu etmektedir.

Aramıza katılan Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi Halil İbrahim Türkoğlu’nun basın özgürlüğü ile ilgili makalesini siz değerli okuyucularımız ile paylaşıyoruz. Aramıza hoş geldin Halil İbrahim Türkoğlu…

İlk yazımda bu konuyu seçmemin sebebi, demokrasinin temel unsurlarından olan muhalefetin; basın ve ifade özgürlüğünün olmadığı bir yerde mümkün olmadığı, bu gerçeğin geniş kitlelere ulaşması için bir nebze olsun gayret gösterebilmiş olmaktır. Yazıma başlarken ifade ve basın özgürlüğünün tanımlarından biraz bahsetmek isterim.

İfade özgürlüğünün tanımını yapacak olursak en çok kullanılan haliyle “bir düşünce, inanç, kanaat, tutum veya duygunun barışçı yoldan açığa vurulması veya dış dünyada ifade edilmesinin serbest olması (ERDOĞAN, Mustafa, Liberal Düşünce Dergisi, Yıl: 6, Sayı:24, s. 8.)’’ şeklinde tanımlayabiliriz.

Tabi ki ifade özgürlüğünün temelinde düşünce özgürlüğü yatmaktadır. Düşünce hürriyetinin olmadığı bir yerde mantıksal olarak ifade özgürlüğünden de bahsedilmesi pek mümkün değildir. Her ikisi de bir demokrasinin olmazsa olmazlarındandır. Çok geniş tabirlerdir,  içlerine aldıkları konular bir insanın günlük hayatta her gün karşılaştığı şeyler olabilirler. Bu yüzden yalnızca demokrasinin değil, yaşamında olmazsa olmazlarındandır, düşünce ve ifade özgürlüğü…

Neyse ki iki kritik konu ülkemizde de yasalarca koruma altındadır.

 Anayasa’nın 25. maddesindeki ‘‘ Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir’’ ifadesiyle düşünce hürriyeti, 26.maddede ise ‘‘Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir’’ ifadesiyle ifade özgürlüğü (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 10 yine bu konuda bir güvence sağlamıştır) koruma altına alınmıştır.

Basın özgürlüğünün de tüm bunlardan ayrı düşünülmesi mümkün değildir. Özek’e göre ise bu özgürlük, haberlere ulaşmak, bu haberleri yayınlamak ve dağıtmak hakkını; eleştiri ve inceleme hakkını, son olarak ise “yaratma hakkını’’ içermektedir. Basın özgürlüğü de yine anayasamızın 28. Maddesinde ‘‘Basın hürdür, sansür edilemez.’’ (Özek, 1978, S.34)şeklinde güvence altına alınmıştır.

Basın özgürlüğü ülkemizde yasalarla koruma altında olsa da günümüz şartlarında hür basın pek mümkün olamamaktadır. Hükümet baskıları, yandaş medya gibi unsurlar basının sansürlenmesine gözle görülür derece de etkilidir. Basının hür olamamasının dışında sıradan vatandaşlarında ifade özgürlükleri de baskı altındadır. Bugün çok popüler bir deyim haline gelmiş olan ‘‘Silivri soğuktur’’ ifadesi aslında bu ifade özgürlüğü kısıtlamasının bir sonucudur.

Yalnız burada altını çizerek söylemek istediğim, gerek muhalif gerek yandaşların öğrenmesi gereken şey, hakaret ve küfür ifade özgürlüğü değildir. Çocukluğumuzdan beri öğrendiğimiz, başkalarının özgürlüklerini kısıtlamadığımız kadar özgür olmamız gerektiğidir. Eleştirmek ve eleştirilmek herkesin ihtiyacı olan şeylerdir. Fakat küfür ettiğimiz zaman özgürlük ve eleştiri sınırları dışına çıkmış bulunmaktayız. Saygı, sevginin üstünde bir kurumdur. Herkes bu ülkede karşıt görüşlere saygıyı öğrenmediği sürece insanlık adına hiçbir gelişimimiz yok demektir.

Halil İbrahim Türkoğlu 07/03/2021

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CHP SUS PUS…

    20 Nisan 2021 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Günlerdir Kdz Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ın Ak Parti’ye geçeceği yerel medyanın ana gündem maddesi olmuş durumdaydı. Her ne kadar Kdz Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık bunların bir spekülasyon olduğunu söyleyen bir açıklama yapmış olsa da kapalı kapılar ardında yapılan görüşmeler herkes tarafından tahmin edilebiliyordu. Ak Parti kanadında ise  evet veya hayır gibi net cevapların verilmemesi pazarlığın sürdüğünü gösteriyor. Son olarak Ak Parti Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar konu ile ilgili Z Haber’e açıklama yapm...
  • CAFE VE RESTURANTLAR, KONGRE VE YAPILAN TOPLANTILAR…

    19 Nisan 2021 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sağlık, Tüm Manşetler

    Hayatımızın belki de en kritik noktası haline gelen pandemi, alınan önlemler ve vaka sayıları hayatın olağan akışını bir hayli zorlamaktadır. Her gün artan vaka sayıları, ölümler ve entübeler haklı olarak herkesi korkutmakta. Koronavirüs hepimizin hayatını oldukça tehdit ediyor. Son alınan tedbirler çerçevesinde vakaların düşmesini hepimiz beklesek de maalesef durum günden güne kötüye gitmektedir. Kafe ve restoranların tekrar açılması, yüzde yüz kapasiteyle çalışmaları, yapılan kongre ve toplantılar durumun bugünlere gelmesinin en büyük ...
  • AŞILAMAK…

    05 Nisan 2021 Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Bireyin kendisine ve başkalarına karşı yerine getirmesi gereken yükümlülüklere, sorumluluk denir. Hepimiz sorumluluk sahibi bireyler olmaya özen gösteriyoruz değil mi? Sorumluluk duygusu bizim karakterimizi geliştirmesi açısından önemli bir ögedir. Bizler ne kadar sorumluluk sahibi ebeveynler olmaya çalışıyorsak çocuklarımızında sorumluluk sahibi olmalarını sağlamalıyız. Çünkü onların davranışları belirli bir yaşa kadar bizim sorumluluğumuzdadır. Yani kısacası çocuklarımıza sorumluluk aşılamalıyız.   Peki, bunu nasıl yap...
  • EREĞLİ ÇOCUKLARI PROJESİ SUYA MI DÜŞTÜ?

    17 Mart 2021 Köşe Yazıları, Spor

    Ne zamandır yazmak istediğim Ereğli Belediyespor alt yapısında yaşadığımız sorunlara nihayet değinebilecek imkanım oldu. 4 yıl Ereğli Belediyespor alt yapısında forma giyme şansım oldu. Kendi isteğim ile ayrıldığım Ereğli Belediyespor'daki adaletsizliğin tavan yaptığını biliyor, ancak büyüklerimize ve hocalarımıza saygıdan susuyorduk. Zira o dönem arkamızda duracak ne belediyede müdür bir dayımız yada amcamız nede siyasette söz sahibi bir akrabamız vardı. Benim dönemimde Ömer Durak, Şaban Kuzu, Günal Taşdemir gibi isimler vardı. Ben lafı ...
301 Moved Permanently

301 Moved Permanently


nginx