NASIL ÇÖZÜLECEK?

CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, “Tersaneler ile ilgili Devrek tek kelime etmiyor, Filyos projesine Ereğli Alaplı bölgesi ses vermiyor. Bu olmaz. Tersaneler ile ilgili Devrek de destek verecek. Filyos projesine Ereğli Alaplı da destek verecek. Bütün sorunları hep beraber, Zonguldak tek vücut olarak talep edilirse Ankara’dan sonuç alınır” dedi.

CHP Zonguldak Milletvekilleri Ünal Demirtaş ve Deniz Yavuzyılmaz, Alaplı Muhtarlar Derneği  Başkanı Ahmet Uysal ve Alaplılı muhtarları TBMM’de ziyaretçi salonunda ağırladı.

Alaplı Muhtarlar Derneği Başkanı  Ahmet Uysal burada yaptığı konuşmada 24 Haziran seçimlerinden sonra Zonguldak Milletvekili seçilen Ünal Demirtaş’ı kutladığını ifade ederek, “Geçtiğimiz beş yıl içinde ne zaman kendisini telefonla arasak telefonunu açmış veya dönüşünü yapmış, muhtarlarla hemhal olmuş bir vekilimizdir. Kendisine huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum” dedi.

Muhtarlar Derneği Başkanı Uysal şöyle devam etti:

“Bildiğiniz gibi bugün Büyük Millet Meclisi’nde Zonguldak milletvekilerine hayırlı olsun dedik. Bizim elimizde bir demet çiçek olabilirdi ama bizim elimizde bir demet dosya var. Ortak sorunlarla alakalı, Gümeli beldemizin, bazı köylerimizin ortak sorunlarını içeren bir dosya takdim etmek istiyorum. Zonguldak’ta siyaset ayrımı yapılmadan beş vekilimizin halkımızın hizmetinde sorunların üstesinden gelecek bir durum olmasını diliyorum” dedi.  Muhtarlar Derneği Başkanı Uysal, Alaplı’nın sorunlarını içeren dosyayı Demirtaş’a takdim etti.

YENİ SİSTEMDE VEKİLLERİN ROLÜ NE OLACAK?

CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş burada yaptığı konuşmada  Zonguldak’ın sorunlarının çözümünün birlik ve beraberlikten geçtiğini söyledi.

Yeni dönemde sorunların çözümünde milletvekillerinin rolünün azaldığını anlatn Demirtaş şöyle konuştu:

“Bir seçim dönemi atlattık. Benim üç y ılık milletvekillik döneminde dördüncü seçimim oldu. Neticede Türkiye yeni bir sistemle karşı karşıya kaldı. Bize göre bu sistemin mahzurları olduğunu düşünüyoruz. Milletimiz farklı taktir etti ama biz hala böyle düşünüyoruz. Parlamentonun by pass edildiği bir dönemde olduğumuzu düşünüyorum. Geçen haftalrda parlamento çalışmaya başladı. Eskiden bakanlar gelip milletvekillerinin buraya gelip vekillerin sorularına muhatap olurdu. Şimdi bakanların buraya gelmesi anayasa gereği yasak. Bakanlara sorunları iletememizle birlikte sorunların çok daha hızlı çözüleceğini düşünmüyorum. 

Şu anda kağıt üstünde bakan gözüküyor. Yeni sistemde şöyle bir durum var. Yine aynı binada oturacak ama bakanın üstünde olan dokuz kişilik kurullar var, bunlar da cumhurbaşkanına bağlandı. Bakan bu dokuz kişinin altında müsteşar gibi çalışacak. Buna yürütme erki güçlendirildi diyoruz. Yürütme erki aslında bir kişiye bağlanmış oluyor, onun talimatları hızlı bir şekilde uygulanmış olacak.

Siz tek kişi seçilmiyorsunuz. Azalarınızla birlikte seçiliyorsunuz. Muhtarın bir siyasi partisi yoktur. Her şey kendisidir. Yalnız bir adamdır muhtar. Aynı zamanda muhtar köyün kaymakamıdır, valisidir ama muhtarla azalar da seçilir. İki adaylı, üç adaylı yarışlar olur.  Listeler de yarışır. Demokratik bir ortam vardır. Azaların özelliği seçimle gelmesidir. Yeni sistemde bakanlar TBMM içinden seçilirdi. Bakanlar kurulu oluşturulurdu. Hesabı da gelir TBMM’de verirdi. Bizim denetleme imkanımız vardı. Yazılı, sözlü soru önergelerimiz vardı. Mevcut bakan Parlamentodan seçilirse istifa etmeli, nitekim dört bakan istifa etti, milletvekili değil. Diğer bakanlar dışarıdan. Bir özel şirketin sahibi turizm bakanı oldu. Vatandaşın seçtiği insanlar değil. Bunun mahzurları olacağını düşünüyorum. Osmanlı devletinde padişahın bile sadrazamı vardı, şimdi başbakanımız yok.

Bize geleceksiniz şu sorunu çözün diyeceksiniz. İktidar partisi milletvekillerine gidip aynısını söyleyeceksiniz. Ama şunu bilin, milletvekillerinin bypass edildiğini söyleyebilirim. İktidar partisi milletvekili bunu söyleyemeyebilir ama durum bu. Sorunlar saraydan çözülecek. Bakanlar atamayla geldiği için sorunların kolay çözülebileceğini düşünmüyorum. Bunu göreceğiz.

KUR YÜKSEK, REKOLTE DÜŞÜK, FINDIK 20 LİRA OLMALI AMA…

Demirtaş,  Alaplı’nın doğa harikası bir ilçe olduğunu, ekonomisi, sosyal dokusuyla gerçekten Zonguldak’ın en özel ilçeleri arsında olduğunu belirterek şunları söyledi: “ Ağırlıkla ekonomi fındıkla sürdürülüyor. TTK vardı, dört beş yıl boyunca Tersanecilik sektörü vardı. Ama bakıyoruz, bu sene fındık rekoltesi biraz düşük. Fındık fiyatlarında artış olacağını düşünüyoruz ama netice itibarıyla yabancı bir fındık tekeli var. Bu tekel kırılmadığı sürece fındık fiyatlarının istenen noktaya geleceğini düşünmüyorum. Ben geçtiğimiz dönemde üç tarım bakanımız için Ferrero ile ilgili suç duyurusunda bulundum. Ben köyde oturuyorum, babamlar da fındık tarımı yapıyor, birçok aile buradan geçimini sağlıyor, birçok aileye de destek sağlıyor. Dünyadaki şirketler dolar üzerinden, avro üzerinden bu alımı yapıyorlar. Geçen yıla göre yüzde 30 civarında kur artışı var. Sırf bu kur artışı nedeniyle fındığın fiyatı on beş lira olmalı. Rekolte de az olduğuna göre 20 lirayı bulması lazım.  Biz bunu parlamentomuzda yine gündeme getireceğiz.”

NASIL ÇÖZÜLECEK?

Zonguldak’ın temel sorunları ile ilgili görüşlerini de anlatan Demirtaş, Zonguldak’ta milletvekili olarak görev yaptığı süre içindeki gözlemlerine dayanan teşhislerini  ve çözüm önerilerini de anlattı. Demirtaş şunları söyledi:

“ Zonguldak’ta üç yıl sizi temsil ettim. Bizim şu eksikliğimizi gördüm. Bizde birlik bütünlük yok. Devrek, Alaplı, Ereğli, Çaycuma birlik beraberlik içinde hareket edemiyor. Bunun üç ayağı var. Siyaset bürokrasi ve sivil toplum ayakları. Siyasetçi ayağında şunu yapmamız lazım. AK Parti milletvekilleriyle birlikte Zonguldak menfaatleri için birlikte hareket edip, bizim sorunumuz nasıl çözülecekse oraya birlikte gitmemiz lazım. Sadece ve sadece mevcut parlamentoda temsil edilen partilerimiz değil, Zonguldak’ta MHP, SP gibi siyasi partileri de içine alınan bir yapı olmalı. Beş ticaret sanayi odamız var.  Bunların birlikte hareket etmesi gerekiyor. Sendikalarımız, ziraat odaları ve toplumun en kılcal noktalarına kadar nüfuz eden muhtarlarımız var. Bir de en tepede valilik olan kamu yönetimimiz var. Bu üç ayağı bir araya getirmemiz lazım. Biz bu üç taşıyıcı kolonu bir araya getiremezsek sorunları çözme şansımız yok.”

“HEP AYNI KONULAR..”

Aktif siyasete girdiği dönemden bu yana bölge sorunlarının hiç birinin çözülmediğini ifade eden Demirtaş şöyle konuştu:

“Ben 2011’de Alaplı’da seçimlerde çalıştım. Gitmediğimiz köy kalmadı. O zaman konuştuğumuzda tersaneler duruyordu, yol sorunu duruyordu, işsizlik duruyordu, fındık fiyatları duruyordu. 2015’te milletvekili olduk yine aynı şekilde konuştuk, 2018’de yine aynı şeyleri konuştuk. Güçbirliği yapamıyoruz, bunun için Zonguldak’ın hakkını Ankara’da arayamıyoruz. Bunu aramak için bir Güçbirliği Platformu kurmamız lazım. Bununla ilgili tüm meslek odalarına yazı yazacağım, AK Partili milletvekilleriyle görüşeceğiz. Hepsi iyi niyetli arkadaşlarımız, buna hayır diyeceklerine inanmıyorum. 

Örneğin tersaneler ile ilgili Devrek tek kelime etmiyor, Filyos projesine Ereğli Alaplı bölgesi ses vermiyor. Bu olmaz. Tersaneler ile ilgili Devrek de destek verecek. Filyos projesine Ereğli Alaplı da destek verecek. Bütün sorunları hep beraber, Zonguldak tek vücut olarak talep edilirse Ankara’dan sonuç alınır. Saraydan da alınır. Zonguldak7ın sorunlarının çözümleri için hep birlikte hareket edelim. Seçimler geride kaldı. Bunlar kendi içimizde değerlendirilir. Biz işimize bakacağız.“

Bir komisyon çalışması nedeniyle toplantıya sonradan katılan CHP Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz da bölge sorunlarına ilişkin görüşlerini muhtarlarla paylaştı.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

brazzers xmobileporn.com sex hikaye türk porno

ataşehir escort istanbul escort beşiktaş escort taksim escort mecidiyeköy escort şişli escort pendik escort ümraniye escort halkalı escort ataköy escort beylikdüzü escort

escort istanbul